Cuma, Temmuz 08, 2005
Londra Saldırıları: Son Gelişmeler
Amerikan ABC News'in haberine göre, İngiliz resmi kaynakları, patlayan 4 bombanın yıkıntıları arasında, patlamamış 2 bomba düzeneği daha bulduklarını bildirmişler. Ayrıca, bombaların uzaktan kumandayla patlatıldığı düşünülüyormuş. Otobüsteki patlamanın bir intihar saldırısı olabileceğinden söz ediliyordu, ancak ABC News'in bu haberi, eylemlerin hiçbirinin intihar saldırısı olmadığını bildiriyor. Öte yandan, Independent'deki bir haberde, bombalardan birinin patladığı otobüsün alt katındaki bir yolcunun ifadelerine yer verilmiş. Bu yolcu, 25 yaşlarında "zeytin tenli" ve "sürekli çantasına uzanıp duran ve heyecanlı görünen" bir gencin davranışlarını garip bulmuş. Tabii bu ve benzeri görgü tanığı ifadeleri, şu aşamada bizim gibi konuyu uzaktan takip edenler için hiçbir anlam ifade etmiyor. Sonuç itibarıyla, İngiliz resmi makamları soruşturmayı tamamlayacaklar ve bulgularını kamuoyuyla paylaşacaklar. Ama, acaba gerçekten ne olup bittiğini söylüyorlar mı, yoksa "terörizme karşı savaş"ta bu bombalama eylemleri gibi eylemlerin soruşturması da birer propaganda malzemesi mi, kestirmek çok güç.
El Cezire televizyonunun İngilizce web sitesindeki bu haber, Arap dünyasında saldırıları kınayan tepkileri sıralıyor. 11 Eylül saldırılarının ardından sokaklarda sevinç gösterileri yapan Filistinli haberlerinin büyük tepki çekmesinden sonra, başka türlüsü de beklenemezdi.
Bu eylemleri hangi örgütün gerçekleştirdiği hala belli değil. Nasıl İspanya'da ETA'dan şüphelenildiyse, İngiltere'de de IRA'dan şüphelenilmesi normal. Ancak IRA, genelde maddi hasar veren bombalama eylemleri yapardı ve bomba patlamadan önce, bir şekilde eylemi duyururdu. Eylemin El Kaide veya El Kaide sempatizanı bir yerel grup tarafından yapıldığı şu anda en güçlü ihtimal.
Öte yandan, çeşitli haber kaynakları, El Kaide'ye yakın bir web sitesinde eylemi "Avrupa'da Cihat için Gizli El Kaide" adlı bir örgüt adına üstlenen bir bildiri yayınlandığını duyurdular. Bu siteye şu anda erişilemiyor. Ancak, Amerikalı gazeteci Chris Albritton'un Back to Iraq adlı haber blogunda bu bildirinin İngilizce çevirisi yayınlandı. Dün BBC World kanalına konuşan ve El Kaide vb örgütleri izleyen bir Suudi gözlemci, bildiri metnindeki Arapçanın zayıf olduğunu, hatta zikredilen bir ayet metninde bir hata olduğunu, El Kaide'nin ise Kur'an'dan alıntı yaparken çok dikkatli davrandığını, dolayısıyla bu bildirinin sahte olabileceğini söyledi. El Cezire'nin bir haberi de aynı doğrultuda.
El Cezire televizyonunun İngilizce web sitesindeki bu haber, Arap dünyasında saldırıları kınayan tepkileri sıralıyor. 11 Eylül saldırılarının ardından sokaklarda sevinç gösterileri yapan Filistinli haberlerinin büyük tepki çekmesinden sonra, başka türlüsü de beklenemezdi.
Bu eylemleri hangi örgütün gerçekleştirdiği hala belli değil. Nasıl İspanya'da ETA'dan şüphelenildiyse, İngiltere'de de IRA'dan şüphelenilmesi normal. Ancak IRA, genelde maddi hasar veren bombalama eylemleri yapardı ve bomba patlamadan önce, bir şekilde eylemi duyururdu. Eylemin El Kaide veya El Kaide sempatizanı bir yerel grup tarafından yapıldığı şu anda en güçlü ihtimal.
Öte yandan, çeşitli haber kaynakları, El Kaide'ye yakın bir web sitesinde eylemi "Avrupa'da Cihat için Gizli El Kaide" adlı bir örgüt adına üstlenen bir bildiri yayınlandığını duyurdular. Bu siteye şu anda erişilemiyor. Ancak, Amerikalı gazeteci Chris Albritton'un Back to Iraq adlı haber blogunda bu bildirinin İngilizce çevirisi yayınlandı. Dün BBC World kanalına konuşan ve El Kaide vb örgütleri izleyen bir Suudi gözlemci, bildiri metnindeki Arapçanın zayıf olduğunu, hatta zikredilen bir ayet metninde bir hata olduğunu, El Kaide'nin ise Kur'an'dan alıntı yaparken çok dikkatli davrandığını, dolayısıyla bu bildirinin sahte olabileceğini söyledi. El Cezire'nin bir haberi de aynı doğrultuda.
Perşembe, Temmuz 07, 2005
Haloscan commenting and trackback have been added to this blog.
Londra'daki Terör Saldırıları Ne Mesaj Veriyor?
Bu sabah Londra'da, sabah trafiğinin yoğun olduğu saatlerde, toplu taşıma araçlarına yönelik 6 patlama oldu (8/7/2005'de eklenen düzeltme: Patlamaların sayısı 6 değil 4). Ölü sayısının 40'a yükseldiği bildiriliyor.
Olay henüz çok sıcak, ayrıntılar netleşmiş değil. Ama bugün, saldırıların yapıldığı bölgeye yakın bir yerde İsrail Finans Bakanı ve eski başbakan Benjamin Netanyahu'nun bir toplantıya katılacak olması insanın kafasını karıştırıyor. Ireland Online'daki bir habere göre, Scotland Yard saldırılardan çok kısa bir süre önce Londra'daki İsrail büyükelçiliğini aramış ve saldırı ihbarı aldıklarını bildirmiş. İsrailliler de Netanyahu'nun toplantısını hemen iptal etmişler. Öte yandan, İsrail Dışişleri Bakanı, saldırıdan önce büyükelçiliğin uyarıldığı bilgisini yalanlamış. "Bir olayın içine de İsrailliler bulaşmasa olmaz sanki!" diye düşünmeden edemiyor insan.
Patlamaların G8 zirvesi devam ederken ve 2012 olimpiyatları Londra'ya verildikten bir gün sonra gerçekleşmiş olması da dikkat çekici.
Patlamalara tanık olanların Guardian'ın bloguna yazdıklarına göre, sabahleyin metroda bir arıza yaşanması nedeniyle çok sayıda insan, farklı ulaşım araçlarını kullanmak zorunda kalmış ve bu da şehir trafiğini iyice kalabalıklaştırmış. Acaba, Londra metrosundaki arıza da terörist saldırılarla ilgili mi?
İlginç bir şekilde, terör saldırılarının ardından petrol fiyatlarının 60 doların altına gerilediği görülüyor. Bloomberg'in haberine göre bu durum, 11 Eylül saldırılarından sonra yaşananlara uyuyor. Terör saldırıları, havayoluyla seyahatleri azaltıyor, insanlar güvensizliğin hakim olduğu bir ortamda tüketimlerini kısıyorlar. Böylece petrol talebi düşüyor. Bugün petrol fiyatlarındaki düşüş, bu etkilerin gerçekleştiğini göstermiyor, sadece petrol alım satımıyla uğraşanlar, terörist saldırıların böyle bir etki yapacağını öngörüyor olmalılar.
11 Eylül'den sonra, özellikle İngiltere'nin ABD'nin Irak'ı işgaline verdiği desteğin ve Madrid saldırılarının ardından, İngiltere'de büyük bir terör eylemi, uzun süredir beklenen bir şeydi. Yine de, beklenti başka, böyle bir saldırıyı yaşamak başka.
Bu saldırının ardından İngiltere'de Müslümanlara karşı kamuoyundaki tavrın olumsuzlaşacağından, hatta ırkçı ve yabancı düşmanı grupların çeşitli saldırılarda bulunacağından endişeliyim. Öte yandan, bu terör eylemlerinin Türkiye'nin AB üyelik sürecini de etkileyeceğini şimdiden söyleyebiliriz. İngiltere, Türkiye'ye açıktan desteğini sürdüren az sayıdaki AB üyesi ülkenin belki en önemlisiydi, hele AB başkanlığını bu dönem üstlendiği ve müzakerelerin 3 Ekim'de başlayacağı gözönüne alınırsa. Henüz yorum yapmak için çok erken ama bu terör saldırılarının pek de hayırlı sonuçlar getirmeyeceğini hissediyorum. Mevla hayreylesin.
Olay henüz çok sıcak, ayrıntılar netleşmiş değil. Ama bugün, saldırıların yapıldığı bölgeye yakın bir yerde İsrail Finans Bakanı ve eski başbakan Benjamin Netanyahu'nun bir toplantıya katılacak olması insanın kafasını karıştırıyor. Ireland Online'daki bir habere göre, Scotland Yard saldırılardan çok kısa bir süre önce Londra'daki İsrail büyükelçiliğini aramış ve saldırı ihbarı aldıklarını bildirmiş. İsrailliler de Netanyahu'nun toplantısını hemen iptal etmişler. Öte yandan, İsrail Dışişleri Bakanı, saldırıdan önce büyükelçiliğin uyarıldığı bilgisini yalanlamış. "Bir olayın içine de İsrailliler bulaşmasa olmaz sanki!" diye düşünmeden edemiyor insan.
Patlamaların G8 zirvesi devam ederken ve 2012 olimpiyatları Londra'ya verildikten bir gün sonra gerçekleşmiş olması da dikkat çekici.
Patlamalara tanık olanların Guardian'ın bloguna yazdıklarına göre, sabahleyin metroda bir arıza yaşanması nedeniyle çok sayıda insan, farklı ulaşım araçlarını kullanmak zorunda kalmış ve bu da şehir trafiğini iyice kalabalıklaştırmış. Acaba, Londra metrosundaki arıza da terörist saldırılarla ilgili mi?
İlginç bir şekilde, terör saldırılarının ardından petrol fiyatlarının 60 doların altına gerilediği görülüyor. Bloomberg'in haberine göre bu durum, 11 Eylül saldırılarından sonra yaşananlara uyuyor. Terör saldırıları, havayoluyla seyahatleri azaltıyor, insanlar güvensizliğin hakim olduğu bir ortamda tüketimlerini kısıyorlar. Böylece petrol talebi düşüyor. Bugün petrol fiyatlarındaki düşüş, bu etkilerin gerçekleştiğini göstermiyor, sadece petrol alım satımıyla uğraşanlar, terörist saldırıların böyle bir etki yapacağını öngörüyor olmalılar.
11 Eylül'den sonra, özellikle İngiltere'nin ABD'nin Irak'ı işgaline verdiği desteğin ve Madrid saldırılarının ardından, İngiltere'de büyük bir terör eylemi, uzun süredir beklenen bir şeydi. Yine de, beklenti başka, böyle bir saldırıyı yaşamak başka.
Bu saldırının ardından İngiltere'de Müslümanlara karşı kamuoyundaki tavrın olumsuzlaşacağından, hatta ırkçı ve yabancı düşmanı grupların çeşitli saldırılarda bulunacağından endişeliyim. Öte yandan, bu terör eylemlerinin Türkiye'nin AB üyelik sürecini de etkileyeceğini şimdiden söyleyebiliriz. İngiltere, Türkiye'ye açıktan desteğini sürdüren az sayıdaki AB üyesi ülkenin belki en önemlisiydi, hele AB başkanlığını bu dönem üstlendiği ve müzakerelerin 3 Ekim'de başlayacağı gözönüne alınırsa. Henüz yorum yapmak için çok erken ama bu terör saldırılarının pek de hayırlı sonuçlar getirmeyeceğini hissediyorum. Mevla hayreylesin.